Dalgın dalgın seyreyledim âlemi
Renkler ne çiçekler ne koku ne
Bir arama yaptım kendi kafamı
Görünen ne gösteren ne görgü ne
Çeşitli irenkler türlü görüşler
Hayal midir rüya mıdır bu işler
Tatlı muhabbetler güzel sevişler
Güzellik ne sevda nedir sevgi ne
Göz ile görülmez duyulan sesler
Nerden uyanıyor bizdeki hisler
Şekilsiz gölgesiz canlar nefesler
Duyulan ne duyuran ne duygu ne
Kimse bilmez dünya nasıl kurulmuş
Her cisime birer zerre verilmiş
Cümle varlık bir kuvvetten var olmuş
Gelen ne giden ne yol ne yolcu ne
Herkese gizlidir bu sırr-ı hikmet(1)
Her nesnede vardır bir türlü ibret
Veysel’i söyletir bir büyük kuvvet
Söyleyen ne söyleten ne Tanrı ne?
1: Tasavvufta Allah ‘Kenz-i Mahfi’ yani gizli hazine, gizli cevherdir. Tasavvufi düşüncede Varlık birdir. O da Hakk’ın varlıǧından ibarettir. O’ndan başka hakiki vücut sahibi bir varlık, “Ondan başka “kaim bi nefsihi” bir vücut mevcut deǧildir. Diǧer varlıkların vücudu, O’nun vücuduna nispetle yok hükmündedir. Çünkü, onların vücutları onun varlıǧına baǧlıdır. Eşyalar ve diǧer varlıklar ise, O’nun görüntüleridir. Dolayısıyla, eşyanın varlıǧı, gölgenin varlıǧı gibidir. Nasıl eşya olmadan gölge olmazsa, onun varlıǧı olmadan, eşyanın varlıǧı düşünülemez. Onun vücudu yanında eşya, eşyaya göre gölge gibi, yok mesabesindedir.