Aslıma karışıp toprak olunca(1)
Çiçek olur mezarımı süslerim
Daǧlar yeşil giyer bulutlar aǧlar
Gök yüzünde dalgalanır seslerim
Ne zaman toprakla birleşir cismim
Cümle mahlûk ile bir olur ismim
Ne hasudum(2) kalır ne de bir hasmım
Eski düşmanlarım olur dos(t)larım
Evvel de topraktır sonra da adım
Geldim gittim bu sahnede oynadım
Türlü türlü tebdilata(3) uǧradım
Gâhî viran şen olurdu pos(t)larım
Benden ayrılınca kin ve buǧuzum(4)
Herkese güzellik gösterir yüzüm
Topraktır cesedim güneştir özüm
Hava yaǧmur uyandırır hislerim
Âlimler âlemi ölçer biçerler
Hamını hasını eler seçerler
Bu dünya fânidir konar göçerler
Veysel der ki gel barışak küslerim
1: Yüce Allah “Sizi topraktan yarattık, yine oraya döndürürüz ve sizi bir kez daha ondan çıkarırız.” buyurur. Demek ki toprak asıllı olan bizler, ömürlerimiz sona erince tekrar aslımıza döneceǧiz ve yeniden topraǧın baǧrından diriltilip çıkarılacaǧız. Ama asıl olan yaratılış amacına uygun, toprak gibi arı, temiz, örten üreten, bereketli, yararlı, kucakla- yan, doyuran olmak. İşte Âşık Veysel’in anlatmak istediǧi bu.
2: Hasudum: Çok haset edenlerim.
3: Tebdilâta: Deǧiştirmelere.
4: Buǧuz: Nefret etmek, içten kınamak… [“Birine buǧz ettiǧiniz zaman buǧzdan öteye gitmeyiniz, zira o kişi ilerde sizin dostunuz olabilir.” Hadis-i Şerif]